30 December 2012

dalga.




“Sen diyorsun ki; ‘Şu ilerideki elli beşinci dalgaya yüzelim birlikte. Bak o dalga ne kadar güzel!, ben de ‘Hangisi?’ diye soruyorum. Daha sorumu bitirmeden yer değiştirmiş oluyor senin işaret ettiğin dalga. Bak artık söylediğin yerde değil. Elli beşinci değil de otuz beşinci olmuş şimdi. Giderek yaklaşıyor. Yani; zaten o bu tarafa geliyor. Gelirken de elbet bir şeyler getiriyor yanında. Şimdi önünde iki seçenek var. Ya atlayacaksın denize, dalgaları filan unutup, sen de bir katre olacaksın onun içinde. Ya da kıyıda durup, bekleyeceksin. Dalgaların kıyıya vurup, parçalanmasını seyreyleyeceksin. O zaman da onlar birer katre olacak gözlerinin önünde. İki türlü yaşanır hayat eğer bir şeye benzeyecekse; ya kendini yok edeceksin hayatın içinde, ya da hayatı yok edeceksin kendinde...”

Bit Palas / Elif Şafak

No comments: