30 March 2011

periodic table of artists




























kaynak: bizibozmaz

insanlık bi' noktaya geldiyse, emeğiniz büyük! #2

insanlık bi' noktaya geldiyse, emeğiniz büyük! #1

wtf!



































kaynak: bbbarze

leonardo 'teddy' di caprio



































kaynak: suicideblonde

kurt again



































kaynak: officialnirvana

john frusciante - the days have turned


the days have turned away from me
the lights no longer shine on my head
and people turn away from me
no more do they look to me with respect
well, I know now
it was the first time
that was fun
now from life I've resigned
when I feel I've got problems
how wrong I am
I'm awaiting life as another man
don't crowd me
there's riddles in the shadows
they're thrown the way that I'd expect
and people never seem to know
what they least suspect is coming next
well it seems like my time's elapsed
and I've stabbed life in the back
I'm searching for what it means
to never be anything
and I know now
it's the first time that was fun
now from life I've resigned
when I feel I've got problems
how wrong I am
I'm awaiting life as another man

28 March 2011

26 March 2011

carmen consoli - a finestra



sugnu sempri alla finestra e viru genti ca furria pà strada
genti bedda, laria, allegra, mutriusa e siddiata
genti arripudduta cu li gigghia isati e a vucca stritta
“turi ho vogghia di quaccosa, un passabocca, un lemonsoda”
ıddu ci arrispunni: “giusi, quannu ti chiamavi giuseppina,
eri licca pà broscia cà granita”
“turi tu n’ha fattu strada e ora che sei grosso imprenditori
t’ha ‘nsignari a classi ‘ntò parrari”
sugnu sempre alla finestra e viru genti spacinnata,
sduvacata ‘nte panchini di la piazza, stuta e adduma a sigaretta,
gente ca s’ancontra e dici “ciao” cu na taliata,
genti ca s’allasca, genti ca s’abbrazza e poi si vasa,
genti ca sa fa stringennu a cinghia, si strapazza e non si pinna,
annunca st’autru ‘nvernu non si canta missa,
genti ca sa fa ‘lliccannu a sadda,
ma ci fa truvari a tavula cunsata a cu cumanna
chi ci aviti di taliari, ‘un aviti autru a cui pinsari
almeno un pocu di chiffari
“ıtavinni a travagghiari” vannia ‘n vecchiu indispettitu,
“avemu u picciu arreri o vitru”.
jù ci dicu “m’ha scusari, chista è la me casa e staju unni mi pare.
la domenica mattina dagli altoparlanti della chiesa
a vuci ‘i patri coppola n’antrona i casi, trasi dintra l’ossa
“piccaturi rinunciati a ddi piccati di la carni
quannu u riavulu s’affaccia rafforzatevi a mutanna”.
quannu attagghiu di la chiesa si posteggia un machinone
scinni saro branchia detto re leone
patri coppola balbetta e ammogghia l’omelia cu tri paroli
picchì sua maestà s’ha fari a comunioni
chi ci aviti di taliari, ‘un aviti autru a cui pinsari
almeno un pocu di chiffari
“ıtavinni un pocu a mari”, vannia un vecchiu tintu
“accussì janca mi pariti ‘n spiddu”
jù ci dicu “m’ha scusari,
ma picchì hati a stari ccà sutta a me casa pà ‘nsultari”.
sugnu sempri alla finestra e viru a ranni civiltà
ca ha statu, unni turchi, ebrei e cristiani si stringeunu la manu,
tannu si pinsava ca “la diversità è ricchezza”
tempi di biddizza e di puisia, d’amuri e di saggezza
zoccu ha statu aieri, oggi forsi ca putissi riturnari
si truvamu semi boni di chiantari
‘nta sta terra ‘i focu e mari oggi sentu ca mi parra u cori
e dici ca li cosi stannu pì canciari
chi ci aviti di taliari ‘un aviti autru a cui pinsari,
almeno un poco di chiffari
ıtavinni a ballari, ittati quattru sauti e nisciti giustu pì sbariari
jù ci dicu “cù piaciri, c’è qualchi danza streusa ca vuliti cunsigghiari!?”

vespa servizio



































kaynak: farbror-sid

typewriter is her name!



































kaynak: intweetion

taxi and the city

statler & waldorf
























kaynak: intweetion

cat lennon



































kaynak: birneviselin

control the animals



































kaynak: theacidsweatlodge

one shot



































kaynak: suicidewatch

napoli 1960

























kaynak: intweetion

ivy

























kaynak: xdreamlover

freckles



































kaynak: bbbarze

06 March 2011

R!



dünyaya küfrederek uyandım dün..
akşamdan kalmanın ilacının akşamda kalmak olduğunu biliyor, yarısı geride kalan güne "merhaba" demeye üşeniyordum.. olmadı..
'hiç' aradı; verilmiş sözüm vardı, hatırlattı.. biraz ona, biraz kendime verilmiş, lakin ertelemeyi rutine bağladığım bir söz..
"geliyor musun?" dedi, gittim..
yarı uykulu, bilinç kapalı, algılar yerle yeksan..


***
galatasaray'ın yan sokağında bir dükkanda üç kişi..
biri verdiği kararın arkasında durmayı bilen, biri "söz var dediler geldik!" diyen, diğeri aklından bile geçirmeyen..


***
"5 mart, bugünü unutmayacaksın.." dedi ve oturdu koltuğa..
bekledik..
dünya üzerinde 'sadece tv8'i çeken' tek televizyonun önünde bir saat bekledik..
bitti..
sırasını savuşturmanın verdiği keyfe, aynaya baktığında gözlerine yansıyan mutluluğu ekleyip bir sigara yaktı..
bense, ikinci kahveden aldığım güçle kayıtsızdım hala..
"anne you can't hide you know we'll find you!" diye mırıldanıyordum..
dilime dolanan şarkıdaki tehlikeyi fark edip "otur!" dedi.. mırıldanmaya devam ettim..
anlamsız birkaç soru, gereksiz üç-beş kuruntu ve yerli yersiz istekler..
20 dakika sürdü.. beklediğimden daha kısa, tahmin ettiğimden daha kolay, hayal ettiğimden daha güzel..
vücudumun tapusunu üstüme almam 20 dakika sürdü.. imzayı kitaplığın en görünen yerine astım ve eser sahibine selamı çakıp koltuktan kalktım..
27 yılın muhasebesi, toplasan iki-üç kişiyi artıya geçiriyordu;
liste başını bileğime yazdım..


***
benden sonra 'aklından geçirmeyen' oturdu koltuğa, 15 dakika sonra o da kalktı..
üç çift göz, birbirimize baktık..
"I left my body and I left my fate" deyip çıktık dükkandan..


***
istanbul'a karşı bir balkonda mola verdik.. üç saat..
biraz sustuk, biraz konuştuk; geçmişten, kendimizden..
eski defterleri açtık, tozlarını üfledik, boş sayfalarını doldurduk, yerlerine kaldırdık..
"bir sonraki seansta görüşmek üzere" dedik ve ayrıldık..


***
eve geldim, koca bir günün özlemini dindirmek için 'play'e bastım..
ve öylesine bakınırken bir nota rastladım;
"john frusciante / doğum günü: 5 mart 1970"
bütün gün dilime dolanan, 'hiç'i "5 mart, bugünü unutmayacaksın.." demeye zorlayan, günün anlam ve önemini tek başına taşıyan, 41 yıl önce bugün doğan bir adam..
ve ben ve 'hiç' ve 'hiç aklında olmayan'..
üç kişi; tam 41 yıl sonra, hayatlarında yeni bir sayfa açan..


***
neresinden baksan, güzel hikaye..