16 February 2010

Bi' Nate'e bak, bi' şunlara!



İbrahim Üzülmez Facts!






















"ibrahim üzülmez futbolu bıraktıktan sonra, onun hakkında da 'chuck norris facts'e benzer tespitler türese ya.." yazmıştım Twitter'a.. Devamında da üç öneri sunmuştum.. Buraya da ekleyeyim dedim..


#1: İbrahim Üzülmez rakibini çekmez, rakibi İbrahim'in üstüne düşer..
#2: 'Fuleli futbolcu' yoktur.. İbrahim Üzülmez'in geçmesine izin verdiği futbolcu vardır..
#3: İbrahim Üzülmez isabetsiz orta yapmaz.. Forvet yanlış yere koşar..


***Devamını getirmek isteyenleri yorum bölümüne alalım..

13 February 2010

Stephen Curry's back-to-back 3/4-court shots!





'alplessness' Twitter'da paylaşmış;


Stephen Curry, Rookies-Sophomores maçı öncesindeki takım antrenmanında art arda 2 uzun mesafeli atışta başarı sağlıyor.. Video NBA'in resmi sitesinden.. Yorumlardan biri de durumu gayet iyi özetlemekte sanırım;


"Hey dostum, bu gerçek.. LeBron reklamı değil!"

11 February 2010

The Gossip & Massive Attack




Bölüm sonu canavarları!























'Bölüm sonu canavarları', oyun boyunca sergilediğiniz yeteneğin ve bireysel performansın önüne konmuş bir duvardır sanki. Bilgisayar oyunlarına aşina olanların, atari salonlarında dirsek çürütenlerin  korkulu rüyasıdır. Varlıkları bile, "Her şeyin bir sonu var!" cümlesini, daha oyuna başlarken kazır aklınızın bir köşesine.


Yeşil sahalarda da bunun bir tezahürü vardır elbet. Sertlik, oyunun içindedir de bazıları bunu 'kasıtlı sertlik' derecesine taşımakta ustadır. Futbolun güzelliklerini sahaya yansıtmaya çalışanlar, gün gelir bir sahada, kendi bölüm sonu canavarlarıyla tanışmak zorunda kalır. Ve devamında, bazen bir maç, bazen bir sezon, bazen de bir kariyer sonlanır.


"Kimdir bunlar?" sorusuna cevap niteliğindeki bu '11' de fiziği yeteneğin, sertliği güzel oyunun yerine koyanların temsili bir resmidir en nihayetinde..


1986 Dünya Kupası'nda, Almanya ile Fransa'yı karşı karşıya getiren mücadele, bugün bile Toni Schumacher'in Patrick Battiston'a yaptığı müdahele ile hatırlanıyor. Bir dönem Fenerbahçe forması da giyen Schumacher'in futbol yolculuğu benzer başka olaylara sahne olmasa da aradan geçen 24 yıla rağmen akıllardan çıkmayan bu sahne, Alman file bekçisini ilk 11'e taşımaya yetiyor.


Inter'li Marco Materazzi'nin, Mortal Kombat'taki Goro'dan tek eksiği iki adet kol belki de. Milan forması giydiği dönemlerde oynadığı her Milano derbisi, Andriy Shevchenko için bir maçtan öte ölüm-kalım savaşına dönüştüyse, Materazzi'nin bu konudaki hakkını teslim etmek gerekiyor.


Futbol sahalarının son yıllarda gördüğü en vahşi müdahelelerden birin altında Birmingham City'li Martin Taylor'ın imzası var. Yaklaşık iki yıl önce, Arsenal ile Birmingham'ı karşı karşıya getiren mücadelede Eduardo da Silva'nın ayağını iki yerden kıran Taylor'ı tanımlamak için, Arsenal Menajeri Arsene Wenger'in "Bir daha futbol oynamasına izin verilmemeli" sözleri yeterli gibi görünüyor.


11'imizde, 'kasıtlı sertlik' kavramını şiar edinenler gibi, anlık cinnetlerinin kurbanı olanlar da yer alıyor. Real Madrid'in Portekizli savunma oyuncusu Pepe, geçtiğimiz sezon Getafe'li Casquero'yu tabiri caizse çiğnemiş ve maç sonrası demecinde olanları hatırlamadığını söylemişti.


Gelelim listemizin onur konuğuna.. Futbol sonrası kariyerine beyaz perdede devam eden Vinnie Jones, rakibi sakatlayıcı müdahelelerin belki de en kült temsilcisi konumunda. Yeşil sahalardaki hırçın karakterini sinemaya da taşıyan Jones bugünlerde, psikopat ve suça meyilli karakterleri canlandırmaya devam ediyor..


2002 Dünya Kupası öncesinde, Deportivo  La Coruna ile Manchester United'ı karşı karşıya getiren Şampiyonlar Ligi mücadelesi, arkasında kırık bir bacak ve bir komplo teorisi bıraktı. David Beckham'ın ayağını kıran Arjantinli Aldo Duscher'in, uzun vadeli düşündüğünü savunanlar, Arjantin ile İngiltere'nin Dünya Kupası'nda aynı grupta yer aldığını hatırlatıyordu. İddialar doğru muydu bilinmez ancak işe yaramadığı kesin. Zira, İngiltere Arjantin'i 1-0 yenerken, penaltı golünün altında Beckham'ın imzası yer alıyordu..


1997'de oynanan Leeds United-Manchester United maçında Alf Inge Haaland ile ikili mücadeleye giren Roy Keane yerde kalır. Haaland kameralara, Roy Keane'in numara yaptığını ima eden hareketlerde bulunur. Ancak Roy Keane için sezon sona ermiştir. Haaland'ın tepkisini aklının bir köşesine yazan İrlandalının intikamı ise acı olur. 4 yıl sonra Manchester United, Manchester City ile karşılaşır. City'ye transfer olan 29 yaşındaki Haaland, o gün kariyerinin biteceğinin farkında değildir. İkili, maç sırasında karşı karşıya gelir. Keane'in vahşi tekmesi dizine isabet ettiğinde Haaland'ın da hikayesi sona ermiştir. Yerde kıvranan Norveçli'ye yaklaşan Keane, "Bir daha numara yaptığımı iddia etme" der ve kırmızı kartı beklemeden soyunma odasının yolunu tutar..


11'de orta sahayı tamamlayan diğer iki isimden biri Milan orta sahasının hırçın çocuğu Gennaro Gattuso.  İtalya'nın güneyinde; mafya bölgesi Calabria'da yetişen Gattuso, 'sakatlık sabıkası' kabarık olmasa da  sinirli karakteri ve sert futbolu ile kadroda kendisine yer buluyor.


Listedeki bir diğer isim Stefan Effenberg ise saha içinden ziyade saha dışında faaliyet gösteriyor. Takım arkadaşı Thomas Strunz'un karısını elinden alan Effenberg, "Bir dost kaybettim, ama mükemmel bir kadın kazandım!" sözleriyle arsızlığın sınırlarını zorluyor.


Ve son olarak forvet hattı..


Eric Cantona'ya saygıda kusur etmek istemeyiz, lakin Crystal Palace maçında gördüğü kırmızı kartın ardından tribünden kendine sataşan izleyiciye attığı uçan tekmeyi de göz ardı edemiyoruz. Tıpkı, Liverpool forması giydiği dönemde takım arkadaşı John Arne Riise'yi golf sopasıyla dövdüğü iddia edilen Craig Bellamy'yi es geçemediğimiz gibi..

'Sakaryalılar'





Hüseyin Komite'nin arşivinden 'Sakaryalılar'..

Üst sıra: Yılmaz Vural, Tayfur Havutçu, İlker Yağcıoğlu, Oğuz Çetin
Alt sıra: Rahim Zafer, Bülent Uygun, Aykut Kocaman, Recep Çetin


Kaynak: CezaSahası