22 June 2010

World Cup 2010: Sırbistan





















"Another World Cup, another name.."


Futbol özelinde leziz yazılara rastlayabileceğiniz twohundredpercent.net'teki Sırbistan değerlendirmesi, yukarıdaki cümle ile başlıyor. Açıkçası, 1930'dan bu yana süregelen bir serüveni açıklamak için daha iyisini bulmak da zor görünüyor.


1930-1990 yılları arasında Yugoslavya adıyla Dünya Kupası'nda boy gösterdikten sonra, Fransa 1998'e Yugoslavya Federal Cumhuriyeti, Almanya 2006'ya da Sırbistan-Karadağ bayrağı altında geldiler. Güney Afrika 2010'a ise Sırbistan olarak katılıyorlar. 'Beyaz Kartallar', ülkedeki iç savaşın izlerini hayatın her alanı gibi futboldan da silmeye çalışıyor ancak bu çabalarından şu ana kadar ne kadar sonuç alabildikleri meçhul. Zira tarihleri, makus talihlerinin peşini bir türlü bırakmıyor. Eskiden Sırp, Hırvat, Sloven, Boşnak, Karadağlı, Kosovalı ve Makedon çocukların birlikte büyüdüğü bu topraklar, artık yedi ayrı parçadan ibaret. Bunun futbola izdüşümü de haliyle ortaya sancılı bir tablo çıkarıyor. Hırvatlar, Boşnaklar, Makedonlar, Kosovalılar ve Karadağlılar Güney Afrika 2010'u evlerinden takip edecek. Slovenler ise kupa biletini almaya hak kazanan şanslı azınlık arasında yer alıyor, tıpkı Sırplar gibi. Yugoslavya'nın devamı olarak gösterilen Sırbistan, kağıt üstünde orta sınıf bir kadroya sahip ve şampiyonluk adayları arasında gösterilmiyor. Kendilerinden sürpriz bekleyenler yok değil, ancak bu sürprizin boyutu 1994'te İsveç ve Bulgaristan'ın, 1998'de Hırvatistan'ın, 2002'de de Türkiye ve Güney Kore'nin ulaşabildiği noktayla sınırlı. Oysa bu topraklar parçalara ayrılmamış, kanla yıkanmamış ve savaşla imtihana zorlanmamış olsa, Afrika'ya çok daha farklı beklentilerle gelebilirlerdi. Zira, halihazırda Sırbistan'da forma giyenleri bir kenara koyup diğer altı ülkeden 23 kişilik bir takım yarattığımızda, karşımıza çıkan tabloya bakıp da hayıflanmamak elde değil. Nasıl mı?


Kaleci: Samir Handanovic (Slo), Stipe Pletikosa (Hır), Vedran Runje (Hır)


Defans: Josip Simunic (Hır), Vedran Corluka (Hır), Darijo Srna (Hır), Marko Basa (Kar)


Orta Saha: Zvjezdan Misimovic (Bos), Miralem Pjanic (Bos), Luka Modric (Hır), Niko Kranjcar (Hır), Ivan Rakitic (Hır), Daniel Pranjic (Hır), Simon Vukcevic (Kar), Stevan Jovetic (Kar)


Forvet: Edin Dzeko (Bos), Vedad Ibisevic (Bos), Eduardo (Hır), Ivica Olic (Hır), Mladen Petric (Hır), Goran Pandev (Mak), Mirko Vucinic (Kar), Milivoje Novakovic (Slo)


Üstteki kadroda çoğunluğa sahip Hırvatlar, şansları yaver gitse bugün Güney Afrika için çoktan yola çıkmış olabilirlerdi, keza Bosna Hersek de. Onlarca ülkenin hayaliyle yanıp tutuştuğu bir kupa düşünün ve eskiden bir bütün olarak bu kupaya katılım gösteren bir ülkenin yediye bölündüğünü, buna karşın halihazırda iki parçasını kupaya yolladığını, iki parçasının da direkten döndüğünü hesaba katın. Hiç şüphe yok ki; dağılmamış bir Yugoslavya, bugün dünya futbolunun en korkutucu takımlarından birine sahip, her turnuvaya şampiyonluk parolasıyla giden bir ülke olabilirdi. Siyasetin ve otoriteyi elinde bulunduranların insanlık dışı, zorba yaklaşımları nedeniyle paramparça edilmiş bir ulusun gelebildiği en son nokta ise bundan ibaret. Lakin Yugoslavya toprakları, eskiden bir bütün olarak çıktıkları dünya sahnesinde bugün sadece iki parçayla temsil edilmek durumunda ise bunun sorumlusunun da milli formalarıyla başarı kovalayacak bu çocuklar olmadığının farkına varılması gerekiyor. Savaş yerine barış tercihinde bulunanlar ve insanlığa inancı yıkılmamışlar için Sırbistan, hala bir forma altında yedi ulus vaadinde bulunabilir. Yeter ki; gözünü kan bürümüş siyasi otoritelerin zulüm ve kan odaklı politikalarının vebali, çoğu savaş dönemini emekleyerek geçiren futbolcuların üstüne yıkılmasın. Zira, tarihin izlerini silebilmek adına tıpkı ayrı düşürüldükleri meslektaşları gibi her fırsatta barış ve dostluk mesajı vermeye çalışan bu 23 gence yapılabilecek daha büyük bir haksızlık düşünemiyorum.

Analiz

Dört sene öncesine dönelim; (o zamanki adıyla) Sırbistan-Karadağ, Dünya Kupası Avrupa eleme grubunda muhteşem bir performans sergilemiş, 10 maçta sadece bir gol yiyerek İspanya'nın önünde liderliğe uzanmıştı. Sırplar, kupa öncesinde de herkes tarafından en önemli sürpriz adayları arasında gösteriliyordu. Ancak her şey, artık Karadağ formasıyla mücadele eden Mirko Vucinic'in sakatlık haberiyle birlikte tersine dönmeye başladı. Teknik direktör Ilija Petkovic, sakatlanan Vucinic'in yerine bir defans oyuncusunu; oğlu Dusan Petkovic'i kadroya çağırınca büyük tepki topladı. Bu aynı zamanda, takım içinde de karışıklığa neden oldu. Ardından, elemelerde 10 maçta bir gole geçit veren Gavrancic-Vidic-Krstajic-Dragutinovic hattı, Dragutinovic'in Hollanda maçındaki sakatlığıyla birlikte dağılmak zorunda kaldı. Krstajic'i sola, Gavrancic'i ortaya, orta sahadan Duljaj'ı da sağa çeken Petkovic, bütün taşları yerinden oynatmasının bedelini Arjantin'e 6-0 mağlup olarak ödedi. Bu maçta, Esteban Cambiasso'nun 24 pas sonunda attığı gol, Sırpların saha içindeki dağınıklığının en çarpıcı göstergelerinden biriydi. Üç maçta sıfır puan toplayan takım, 'en kötü performansa sahip ülke' unvanıyla evine döndü.


Hikayelerin başlangıcına baktığımızda bugünkü Sırbistan ile dört sene önceki Sırbistan-Karadağ'ı birbirine benzetebiliriz; başarılı eleme grubu performansları, grupta alt edilen İspanya ve Fransa gibi devler ve 'sürpriz takım' beklentisi. Bu kadar benzerliğin ardından, aynı hayal kırıklığını yaşamayacaklarını garanti etmek zor. Bunu engellemek de teknik direktör Radomir Antic'e düşecek. Antic'in felsefesi, çift forvet ve akıcı iki kanat oyuncusuna sahip, savunmadan hücuma mümkün olduğunca hızlı çıkmaya dayalı klasik 4-4-2 taktiği üzerine kurulu ki bunun için de gerekli bütün malzemelere sahip. Güney Afrika'da sağ kanat Milos Krasic'e, sol kanat da Milan Jovanovic'e emanet. İleri ikilide ise Nikola Zigic ile Marko Pantelic yer alacak. Hücum hattında Krasic ve Jovanovic'in neler yapabileceği önceden kestirilebilir; kanatlardan çizgiye kadar inmek, ikiye birlerle ceza sahasına girmek ve ters kanada gönderecekleri toplarla oyunun yönünü değiştirmekle mükellefler. Sırbistan'ın başarısını belirleyecek en faktör ise Nikola Zigic'in performansı olacak. Krasic, Guardian'da yayınlanan röportajın Zigic için şunları söylüyor: "Ona sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Hava hakimiyetinin mükemmelliği dışında, aynı zamanda defansif kabiliyetleri de olan çalışkan bir takım oyuncusu. Ayrıca, genelde iki oyuncu tarafından marke edilmesi de bizim lehimize". Yani; rakip savunma Zigic'le ilgilenirken, Pantelic ile (hatta belki Zigic'le) ikiye bir yapan Krasic ya da Jovanovic çizgiye inecek, forvetler gol bölgesine hareketlenecek, Dejan Stankovic de ceza sahası dışında avını bekleyecek. İşte size, muhtemel bir Sırbistan atağı.


Duran toplar da Sırbistan için hayati önem taşıyor. Zigic gibi bir kulenin yanı sıra Borussia Dortmund formasıyla sürpriz gollere imza atan Neven Subotic, yine aynı şekilde Liverpool'a attığı gollerle hatırlanan Chelsea'li Branislav Ivanovic ve Nemanja Vidic gibi her an kafa golü bulabilecek oyunculara sahipler. Kaleye yakın yerlerden kullanılacak serbest vuruşlarda ise topun başına, Lazio'lu Aleksandar Kolarov ile Inter'li Dejan Stankovic gibi korkutucu ayaklar geçecek. Eh, daha n'olsun?!


Hazırlık maçlarına bakacak olursak, iyi bir performans sergilediklerini söylemek pek de gerçekçi olmaz. Ancak bunu, Antic'in rotasyon anlayışına bağlamak da mümkün. Yeni Zelanda'ya 1-0 yenildikleri maça çıkan 11'de Ivanovic, Kolarov, Stankovic, Krasic ve Jovanovic yer almıyordu. Golsüz beraberlikle sonuçlanan Polonya ve 4-3 kazandıkları Kamerun maçlarında ise nispeten ideale yakın 11'lerle sahaya çıktılar. Kamerun'a karşı hücum tehditlerini açıkça sergilediklerini söylemek mümkün. Krasic, Milijas, Pantelic ve Stankovic'in teker teker sahne aldığı maçta yedikleri üç kafa golünün açıklaması ise Vidic'in yokluğunda yatıyor.






İkinci Adam


Nemanja Vidic ve Dejan Stankovic'in bu takım için ne anlam ifade ettiğini tartışmaya gerek yok. Ancak Milos Krasic'in performansı da Radomir Antic'in sisteminde hayati bir önem taşıyor. Oyunu kanatlardan kurmayı planlayan Antic'in Jovanovic ile birlikte en büyük iki kozundan biri olan Krasic'in görevi, orta ikiliden alacağı paslarla takımı ileri taşımak ve hücum varyasyonlarını geliştirmekten ibaret. Ters kanattan gelişen ataklarda ise arka direğe yönelecek, tıpkı Kamerun'a attığı golde olduğu gibi. Krasic ayrıca, bu Dünya Kupası'nda göstereceği performansla elit takımlara giden yolu açma niyetinde. Bu noktada, sözü Guardian yazarı Jonathan Wilson'a devredelim; "Krasic, Fenerbahçe'den çok iyi bir teklif almasına rağmen bu teklifi reddetti. Bunun nedeni, 25 yaşında olması ve kendisini artık en üst seviyede kanıtlamak istemesi. Dünya Kupası'nı da bu yolda bir araç olarak görüyor. "İngiltere, İspanya ya da İtalya'da oynamak istiyorum" demesi ve Fenerbahçe'nin maddi açıdan hayli cömert teklifini reddetmesi de Dünya Kupası'nda eline geçecek şansı en iyi şekilde kullanacağından emin olduğunu gösteriyor".



Kuvvetli Mevki
Sırbistan'ın geri dörtlüsü, kalite anlamında takımın bütününden bir adım önde. Ivanovic, Vidic, Subotic ve Kolarov'dan oluşan savunma hattı modern futbolun gerektirdiği tarzda oyunculara sahip; hava topuna hakim, sert ve hücum başlangıcında topu orta sahaya teslim edebilecek kadar ayağına hakim iki stoper ile ofansif özelliklere sahip iki dinamik bek. Eleme grubunda oynadığı 10 maçta kalesinde 8 gol gören Sırbistan Dünya Kupası'nda da ayakta kalmak istiyorsa, geri dörtlünün standart ve üstü performansı bu yolda en belirleyici etken olacak. Zira bu dörtlü, savunma görevlerinin dışında hücuma da katkı sağlamak zorunda. Kolarov ve Ivanovic'in ileri çıkışları Krasic ve Jovanovic'in markajdan kurtulması anlamına geliyor. Kolarov aynı zamanda, uzaktan atacağı şutlarla da rakip kalecileri şekilden şekle sokabilir. Vidic ve -özellikle- Subotic'in duran toplardan bulacağı ekstra goller ise Sırbistan için kremanın üzerine yerleştirilen vişneden hallice olur.



Kişisel 11

Vladimir Stojkovic: Bilinçli bir tercih değil, tamamen yokluktan.

Branislav Ivanovic: Hem hücum, hem de savunma anlamında çok değerli. Krasic'e vereceği destek, rakip takımların sol kanadının panayır alanına dönmesine neden olabilir.

Nemanja Vidic: Vidic'i ilk 11'e yazmayıp, kalenin önüne otobüs park edebilirsiniz. O da bir seçenek.

Neven Subotic: Dortmund'daki günleri sayılı. Nasıl bir sıçrama yapacağını ise bu kupadaki performansı belirleyecek. Kardeşime bir kafa golü yazıyorum, üzmesin beni.

Aleksandar Kolarov: Lazio'daki performansını sergilese yeter. Herhangi bir aksilikte, Dragutinovic'ten de yardım alınabilir.

Dejan Stankovic: Güney Afrika'da takımı yöneten ve oyunu yönlendiren isim 'Deki' olacak. Nokta.

Zdravko Kuzmanovic: Antic'in orta ikilideki tercihini Wolverhampton'lı Milijas'tan yana kullanması muhtemel. Ancak, gerek defansif özelliklerinin gelişmişliği, gerekse de Stuttgart ve Fiorentina kariyeri nedeniyle Kuzmanovic'in bu seviyede daha faydalı olacağını düşünüyorum.

Milos Krasic: Güney Afrika'daki performansı belki de kariyerini şekillendirecek.

Milan Jovanovic: 'Sırp yılanı', elemelerin en golcü ismi ve Krasic ile birlikte Antic'in sisteminin temelinde yer alıyor.

Marko Pantelic: Kanatlardan gelen topları dağıtmakla görevli. Fırsatçılığını konuşturabileceği alanlar bulduğu takdirde Sırbistan'ın geleceği noktayı bir kademe yukarı çekebilir.

Nikola Zigic: Asli görevi rakip savunmayı üstüne çekip Jovanovic, Krasic ve Pantelic'e alan yaratmak. Kanat ortalarında da kupanın en uzun boylu futbolcusu (2.02) olarak hava hakimiyetini kullanması gerekiyor.



Teknik Direktöre Mesaj

Teknik Direktör Radomir Antic'in tecrübesini tartışmaya gerek yok. Atletico Madrid'e son 33 yıldaki tek şampiyonluğunu (1995-1996) yaşatan, Enrique Fernandez Viola ile birlikte hem Barcelona hem de Real Madrid'i çalıştıran iki teknik adamdan biri olan Antic, oyuncular arasında da bir hayli seviliyor. Kupa öncesinde görüşlerine başvurulan Milos Krasic, oyuncular için bir nevi 'baba' figürüne dönüşen Antic ile birlikte çok şeyin değiştiğini, 62 yaşındaki teknik adamın her şeye özen gösterip, kusursuz bir düzen yarattığını söylerken artık sadece oyunlarına odaklanabileceklerinin altını çizmişti. Krasic ayrıca, takımdaki aile havasının mükemmelliğine dikkat çekmiş ve bunu sağlayan ismin Radomir Antic olduğunu söylemişti. Açıkçası, Ilija Petkovic yönetimindeki 2006 takımının düştüğü hale bakınca, Sırpların Antic'e şimdiden şükretmesi gerekiyor. Gruptaki rakipleri Almanya, Avustralya ve Gana olacak. Bahis şirketlerinin oynanacak altı maç için belirlediği oranlara göre en çok kazanç vaat eden, yani güçlerin birbirine en denk olduğu grupta alıyorlar. Eh, güç olarak birbirine yakın takımlar karşı karşıya geldiğinde de teknik direktörün rolü değer kazanıyor. Bu açıdan, Antic'in tecrübesi ile Sırbistan için fark yaratacağını kestirmek zor değil. Kendi deyimiyle "Tarihin en iyi Sırbistan takımı" ellerine emanet edilmiş durumda. Takımdaki taşların yeri de az çok garanti gibi. Bundan sonrası, Antic'in taktiksel becerisine bakıyor. 


Takımın ağabeyi & çaylağı

Dejan Stankovic: 1998 ve 2006 kadrolarında da yer alan tek futbolcu. Takımın oyundan düştüğü anlarda sahneye çıkıp silkinmesini sağlayacak isimlerin başında geliyor. Milli formayı 86 kez terlettiğini ve en yakın rakibinin 45 maçla Nemanja Vidic olduğunu söylemek yeterli olacaktır. Inter'deki rüya sezonunu Sırbistan'ın başarısıyla taçlandırmak için elinden geleni yapacağına ise şüphe yok.

Zoran 'Bambi' Tosic: Manchester United Menajeri Alex Ferguson'a Köln'de kiralık geçirdiği dönemde nasıl bir gelişim kaydettiğini göstermek isteyecek. İlk 11'de forma giymesi zor ancak sakatlıklar ve cezalarla birlikte şans bulabilir. Antic'in, oyunun gidişatına göre ikinci yarılarda kendisine görev vermesi de muhtemel senaryolar arasında.



Rakiplere mesaj


Gruptan birinci çıkarsak bu işin sonu nereye varır biz de bilmiyoruz.. Ona göre ayarlayın kendinizi..





Bunları biliyor muydunuz?

* Sırbistan, kupaya katılanlar içinde kişi başına en çok satranç ustası düşen ülke.

* 1974'te Zaire karşısında aldıkları 9-0'lık galibiyet, Macaristan'ın 1954'teki 9-0'lık Kore ve 1982'deki 10-1'lik El Salvador galibiyetleri ile birlikte Dünya Kupası rekoru olarak kayıtlara geçti. Aynı maçtan bir diğer rekor da yedi ayrı oyuncunun (Bajevic, Dzajic, Surjak, Katalinski, Bogicevic, Oblak ve Petkovic) gol atması.

* Lucas Neill, Sırbistan'ı Almanya'nın ardından grubun ikinci favorisi olarak görüyor.

* Tosic'in annesi, oğlu altyapıda antrenmana giderken arkadaşlarıyla paylaşsın diye çantasına bisküvi koyarmış. (Bu biraz E. Ş. bilgisi oldu ama neyse!)

* Takımların FIFA sıralamaları baz alındığında, en yüksek ortalama D Grubu'nda. (Almanya: 6, Sırbistan: 15, Avustralya: 20, Gana: 32 / Ortalama: 18:25)

* D Grubu, tüm takımların bir önceki Dünya Kupası'nda boy gösterdiği tek grup.

* Neven Subotic, U-17 ve U-20 kategorilerinde Amerika Birleşik Devletleri forması giydi. Bir dönem University of South Florida'da oynadı ve Bosna Hersek, Sırbistan, Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya olmak üzere dört ayrı ülkenin pasaportuna sahip.

* 1860 Münih'te forma giyen Antonio Rukavina, Sırbistan kadrosunda ikinci ligde oynayan tek oyuncu.

* Sırbistan'ın kupa boyunca kullanacağı takım otobüsünün üstündeki slogan, "Igramo srcem, vodimo osmehom!" olacak. Yani; "Kalbinle oyna, gülümsemenle ilerle!".

İyi Senaryo

Sırbistan için iyi senaryonun açılımı, 1994'ün Bulgaristan'ı, 1998'in Hırvatistan'ı ya da 2002'nin Türkiye'si olabilmek. Ancak kupadaki yol haritalarına bakınca, çeyrek finalin de hayli cazip bir hedef olduğunu söylemek mümkün. Grup ikinciliği halinde muhtemelen İngiltere ile karşılaşacakları için, öncelikli amaçları liderlik koltuğunu Almanya'dan kapmak olacak. Bunu başardıkları takdirde, en azından çeyrek final oynayacaklarını kestirmek zor değil. Burada da Arjantin'e denk düşmeleri olası. 2006'da 6-0 kaybettikleri maçta 24 pas sonunda kendilerine gol atan Cambiasso'nun Arjantin' kadrosuna çağrılmaması ise bu eşleşmedeki tek avantajları. "Eh, bu da bi' şeydir en nihayetinde…"



Kötü Senaryo

Kısa ve net; gruptan çıkamamak. Yeni Zelanda'ya 1-0 yenildikleri hazırlık maçının 80. dakikasında sinirlenip sahaya giren taraftarı ve tribünleri susturmak için eline mikrofon almak zorunda kalan Nemanja Vidic'i hatırladıkları takdirde, böyle bir senaryonun gerçekleşmemesi için ellerinden geleni yapacaklardır.






No comments: