30 September 2009

Sartorialist'e mesaj!



Sartorialist bu insanları sokakta buluyor olamaz, olmamalı!

************************************

Buradan seslenmek istiyorum kendisine;

Los Angeles-Milano-Londra-Paris dörtgeninden sıyrıl, vur bakalım kendini İstanbul sokaklarına.. Böyle şahane giyinen herhangi bir kadın ya da 'janti ' tanımını bu denli karşılayan bir adam bul, ben de bir şey bilmiyorum..

Saygılar..

29 September 2009

What is score?!



“Mustafa Denizli’nin söylediklerine az da olsa katılıyorum. Evet, Beşiktaş Fenerbahçe’den daha sistemli bir futbol oynuyor ama kazanamıyor. Futbol sonuç oyunu, önce kazanacaksın. Kazanamadıktan sonra ne kadar iyi oynarsan oyna boşuna.. İngilizlerin bir sözü vardır: ‘What is score?’ (Sonuç ne?) İşte Denizli’ye bu soruyu sormak lazım.. Fenerbahçe kötü oynuyor ama 7 galibiyetle ligin zirvesinde.. Başarılı kim, Fenerbahçe.. Lider kim Fenerbahçe? Beşiktaş’ın kaç puanı var, sadece 6.. İşte sonuç!”

Jim Morrison

28 September 2009

Pop Art Blue



Zero 7 - Pop Art Blue

27 September 2009

Neyse - Yapma Meydan

video


Digimind'ın son eseri.. 10 numara iş olmuş!


21 September 2009

Busacca'dan parmak!



Massimo Busacca, futbolla ucundan kıyısından ilgilenen herkesin tanıdığı bir hakem.. Santiago Bernabeu’daki İspanya-Türkiye maçını yöneten İsviçreli, aynı zamanda geçtiğimiz yıl Barcelona ile Manchester United arasında oynanan Şampiyonlar Ligi finalinde de sahaya en önde ayak basan isimdi..

Geçtiğimiz cumartesi gününe kadar tansiyonu yüksek onlarca karşılaşma yöneten Busacca’nın sabrını taşıran ise sıradan bir İsviçre Kupası maçı oldu..

Üçüncü lig takımlarından FC Baden ile 1. Lig temsilcisi Young Boys arasındaki mücadelede, ev sahibi Baden taraftarlarının hışmına uğrayan Busacca, yukarıdaki hareketiyle güne damgasını vurdu..

Taraftarlara orta parmağını gösteren İsviçreli, maç sonunda ise üzgündü;

“Beni provoke etmelerine izin verdim.. Onların sözlü sataşmalarına ve hakaretlerine, sportmenlik dışı bir jestle karşılık vermemeliydim”

Rectus Femoris



Ruud Van Nistelrooy, 10 aylık gol orucunu Xerez'e karşı bozduktan sonra tribünleri böyle selamlamıştı..

Bugün gelen haberler ise dünkü kadar iyi değil; Hollandalının sol baldırından sakatlandığı ve 4-6 hafta arası sahalardan uzak kalacağı açıklandı..




Ruud'un başını ağrıtan, yukarıda 'Rectus Femoris' olarak gösterilen bölge.. "Bu gereksiz anatomik bilgiyi neden verdin?!" sorusuna ise verilecek cevabım yok..

18-3-11



Manchester derbisinden bir kare daha.. United tribünlerinden City'ye ince (!) bir gönderme..

************************************************************************

Rio Ferdinand'ın maç sonunda Twitter'ına yazdıkları ise şöyle;

"Premier Lig'i satın aldıklarını düşünüyorlardı.. Sonra bizim burada olduğumuzu hatırladılar!"

2 Resim - 4 Yüz




Fotoğraflar, Manchester derbisinden..

90+6'da Michael Owen'ın attığı golle gelen 4-3'lük galibiyetin ardından çekilen iki fotoğrafta, çerçeve içindeki yüzlere dikkat!

Owen, Fergie ve tribündeki taraftarlar..

Son dakikada gelen galibiyet golünün mutluluğu, saha içinde de, yedek kulübesinde de, tribünde de aynı şekilde yansıyor yüzlere..

19 September 2009

Milos Teodosic




"Bizim '87 jenerasyonunun kabusu kimdir?!" diye sorsak, alacağımız cevap o kadar net ki; Sırbistan!

2003'te U-16 turnuvası finalinde Madrid'de açılıyor hesap.. 2005'te Belgrad'daki U-18 finalinde şişiyor.. 2006'da, U-20 finalinde, hem de İzmir'de kapanıyor..

Sonuncusuna bizzat şahit olmuş bir insan evladıyım.. Ersan İlyasova, Cenk Akyol, Hakan Demirel, Oğuz Savaş, Semih Erden, Cemal Nalga, Can Altıntığ gibi kağıt üzerinde bir hayli anlamlı isimlerden oluşan kadronun, finalde Milenko Tepic önderliğindeki Sırplara ezilişini an be an takip etmişliğim var..

Peki, kimler yer alıyordu İzmir'deki Sırp takımında?

O dönemler kendi jenerasyonunun 'altın çocuğu' olarak gösterilen Nemanja Aleksandrov yoktu mesela.. Ama Partizan'da parlayıp Pana'ya giden Nikola Pekovic vardı.. Bir de takımın yıldızı Milenko Tepic ile Novica Velickovic ve Ivan Paunic..

"Şu son üçlü bir yerlerden tanıdık geliyor mu?!" sorusunu aklımızda tutup, devam edelim..

2003 ve 2005'teki kadroda olup da 2006'da yer almayan, ancak takip eden sene Slovenya'daki U-20 turnuvasında, finalde İspanya'yı 87-78 deviren takımda, attığı 22 sayıyla 'MVP' seçilen oyuncu kimdi peki?!





Cevap:
Üstteki fotoğrafta
, Sırbistan bayrağının arkasında ayakta duran Milos Teodosic..

O Teodosic, Slovenya'daki turnuvadan iki yıl sonra; yani bugün, komutasındaki eski silah arkadaşları Tepic, Velickovic ve Paunic ile birlikte, Sırp takımını Eurobasket 2009'da finale taşımayı başardı..

Yarı finalde, Slovenya'yı tek başına yıktı desek yeridir..

İstatistik kağıdına düşenler;

Maç boyunca: 32 sayı-3 ribaunt-4 asist ve 2 top çalma
Son çeyrek: 16 sayı-1 asist-2 top çalma
Uzatma bölümü: 8 sayı-2 ribaunt

Turnuva istatistikleri ise;

15.3 sayı-2.9 ribaunt-5.6 asist-1.4 top çalma

Bir de istatistik kağıdına yansımayanlar var tabii..

Mesela; en kritik anlarda sorumluluk almaktan çekinmemesi, hayati atışlarda ellerinin titrememesi, yakaladığı her 'match up' avantajını değerlendirmesi ya da uzatmanın bitimine 02:35 kala, Samo Udrih'in serbest atışları sırasında arkadaşlarını yüreklendirip, takımına liderlik etmesi gibi..

Açık konuşuyorum; bir an Alexander Djordjevic'in, Sarunas Jasikevicius'un, Antoine Rigaudeau'nun en iyi dönemlerini izliyormuşum hissine kapıldım..

Kesin olan şu ki;
Teodosic, İspanya ile oynayacakları final maçına kadar sergilediği performansla, turnuvanın açık ara en iyi point guard'ı konumunda..

3-4 yıldır gelişimini takip ettiğiniz bir oyuncunun geldiği bu noktayı görmek ise -tıpkı reklamlarda olduğu gibi- 'paha biçilemez'!

Yarın, 2007'de Slovenya'da yaptığını tekrarlamak için çıkacak sahaya.. Karşısında
alt jenerasyonlardan Ricky Rubio, üst jenerasyonlardan Carlos Cabezas ve U-20 finalindeki rakibi Sergio Llull olacak.. Dileğim; iki yıl önceki tablonun tekrarlanması.. Yani; kupa Sırbistan'ın, gümüş madalya İspanya ve Llull'un, 'MVP' ödülü ise Teodosic'in..

'Özel seyircisi olduğum adamlar' topluluğuna eklenen son halkayı, sevgi ve saygıyla selamlıyorum!..


Not: Bir selam da Türkiye maçından önce, Teodosic için "Gerçek bir point guard değil!" diyen basketbol bilgini Ümit Avcı'ya!

78!



Radek Stepanek ile Ivo Karlovic, Davis Cup yarı finalinde karşılaşan Çek Cumhuriyeti ve Hırvatistan adına korta ilk ayak basan isimler oldu.. Maç, 3-2 Stepanek'in üstünlüğüyle tamamlandı ve Çekler 1-0'lık üstünlüğü yakaladı.. Ancak bunlar küçük detaylar!..

Öncelikle set sonuçlarını verelim;
6-7 / 7-6 / 7-6 / 6-7 / 16-14


Şimdi de bu rakamlar ne anlama geliyor, netleştirelim;

- Davis Cup'ta, tie-break uygulamasının hayata geçtiği 1989 yılından bu yana, 'en fazla oyuna sahne olan karşılaşma' unvanı, 1991 Barbados-Bolivya serisindeki Richard Ashby-Jose Medrano maçına aitti.. Stepanek-Karlovic ikilisi, 82 oyunluk mücadeleleri ile bu unvana ortak oldu..

- 5 saat 59 dakika süren karşılaşma, Davis Cup tarihinin en uzun maçları sıralamasında 4. sıraya yerleşti..



Bir de işin Ivo Karlovic boyutu var tabii..

2.08'lik Hırvat, Stepanek önünde 77'si ilk servisinde olmak üzere tam '78' ace'e imza attı.. Bunun bir rekor olduğunu belirtmeme gerek var mı bilmiyorum?! Ama şöyle bir istatistik verebilirim; bundan önceki rekor da '55' ile Karlovic'e aitti.. Yani; '23' ace'lik bir artış söz konusu ki herhangi bir turnuva boyunca 23 ace yapamayan tenisçiler mevcut..


Not1: Karlovic, Davis Cup rekorunu da bu sezon ABD eşleşmesinde, James Blake önünde 47 ile ele geçirmişti..

Not2: Maç boyunca Karlovic'in 172, Stepanek'in de 170 winner ile oynadığını da ekleyelim..

16 September 2009

Dwight Kent




Fotoğraf, Dwight Howard'ın Twitter hesabından..
Bir de soru eklemiş yanına; "Is this better?!" diye.. Neye göre 'better' anlamadım ama neyse..

15 September 2009

Parçalı



Fotoğraf hafta sonu oynanan Atletico Madrid-Racing Santander maçından..

Parçalı formaya aşinaydım ama,
'çorabın parçalısı'nı ilk kez gördüm.. Pek güzel..

Jacko & Nani



Jacko'nun 'Thriller' dönemini gözünün önüne getir.. Koy yanına da Nani'yi..
Di' mi?! Bence de aynı..

10 September 2009

Yaşlandığını fark ettiğin anlar #1



"Evli mi acep?!" kuşkusuyla,
hoşlandığın kadının,
yüzük parmağına bakıyorsan ilk olarak,
hayat daha da bi' çekilmez geliyor..

Peah!

Bi' manitam olsa..

video


Karşıyakalılar Nevizade'den mesaj gönderiyor!

09 September 2009

Saturnine




The day you went away
You had to screw me over
I guess you didn't know
all the stuff you left me with
is way too much to handle
But I guess you don't care

You don't need to preach
You don't have to love me, all the time

Whatever on earth possessed you
to make this bold decision
I guess you don't need me
While whispering those words
I cried like a baby
Hoping you would care

You don't need to preach
You don't have to love me, all the time

You don't have to preach
all the time..


The Gathering - Saturnine

Joga Bonito

video

05 September 2009

Cristiano Lucarelli

video

Adana'da karşılaştığım adam, Cristiano Lucarelli'yi değil de daha çok sıradan bir futbolcuyu andırıyordu.. Tavır yapmayan, bunaltıcı ilgiden sıkılmayan, yüzünden tebessümü eksik etmeyen ve her talebinizi bir şekilde karşılamaya çalışan bir figürdü yanımda oturan.. İtiraf etmek gerekiyor ki; bu denli büyük bir isim için oldukça nadir rastlanabilecek özellikler..

Tabii, 'dolu' bir adam olduğunu da eklemek lazım.. Cümle dağarcığı "Önümüzdeki maçlara bakacağız" ile sınırlı kalmayan, düşünen, üreten, yorumlayan ve derdini anlatabilen bu güzel adam, futbol dünyası için gerçekten 'önemli' olduğunu bir kez daha kanıtladı..

Özetle; kendisine olan saygım ve sevgim bir kat daha artmış halde döndüm Adana'dan..

Lucarelli gibilerin korunması ve futbolun bu sığ dünyasında git gide çoğalmaları dileğiyle..

Adana'dan geriye kalanlar..

video

1 günlük Adana ziyaretinden geriye kalanlar..

Sıcaklık konusuna gelince;
çok net söylüyorum,
bi' an geldi, canlı canlı buharlaştığımı hissettim..


ps: Lucarelli röportajı ise bir sonraki post'a..

03 September 2009

In The Air Tonight



I can feel it coming in the air tonight, oh lord
I've been waiting for this moment, all my life, oh lord
can you feel it coming in the air tonight, oh lord, oh lord

well, if you told me you were drowning
I would not lend a hand
I've seen your face before my friend
but I don't know if you know who I am
well, I was there and I saw what you did
I saw it with my own two eyes
so you can wipe off the grin, I know where you've been
it's all been a pack of lies

and I can feel it coming in the air tonight, oh lord
I've been waiting for this moment for all my life, oh lord
I can feel it in the air tonight, oh lord, oh lord
and I've been waiting for this moment all my life, oh lord, oh lord

well I remember, I remember don't worry
how could I ever forget, it's the first time, the last time we ever met
but I know the reason why you keep your silence up, no you don't fool me
the hurt doesn't show; but the pain still grows
it's no stranger to you or me

and I can feel it coming in the air tonight, oh lord


Phil Collins - In The Air Tonight

02 September 2009

Twyncyn Willows



Leave from the warm high/into the dark night over the tall skies/round the twyncyn
The dogs hide/wading through warm shine/clear as the fountains/round the twyncyn
Eve of the storm/hide! Into the stark light & over their mauled eyes/round the twyncyn
The prayers guide fading reformed minds/sear through the mountains/round the twyncyn...

Rats are running rife beneath the evil skies
Set the stars alight! Beneath them ease their minds

Fall of the angels/into the dark third braving his warm smile/round the twyncyn
Landing on dead pores/shuddering minds fly/now you're facing the calm child/round the twyncyn
A fever that swarms high/jaded but calm/shine! Braving the scorned & vile/round the twyncyn
Banding the dead paws/shadow their hearts/spy! Bracing the palm/now climb! Round the twyncyn...

With ears to the walls/their wings in my eyes
We've seen real life; it brings in the wild!
Define? I was told/your not going back?
Been searching the sky now surrender your life!
Dear mother I'm tired from scratching my eyes
I'll leave it behind & sleep with the rhymes
It raptured the soul & all that is now/was done & to come/how everything thunders my son...

Ave Verum trembling lovers
Did the daze lead you?
Did she breath through waking?
Clear the morning stars

Pure Reason Revolution - Twyncyn/Trembling Willows

Blackburn Askeri Kampı



FHM'den Tom Howard, Blackburn Rovers'lı oyuncularla birlikte antrenmana çıkmış.. Özetle, "Hocam, kolay iş değil bu!" demeye getiriyor ama beni asıl meraka sürükleyen, takip eden 2-3 günde yataktan kalkıp kalkamadığı..

Kaynak: GençSubaylar

5'te 5

video

Şu kafayla, şu yarışmaya katılan insan evladındaki özgüvenedir hayranlığım!

Başkalarının sakatladığı çocuklar



İşbu röntgen filmi, Standart Liege'li Axel Witsel'in darbesi sonucu bacağı kırılan Anderlecht'li Marcin Wasilewski'ye aittir..

Transfer sezonu geride kalırken..



Turkcell Süper Lig'de 2009-2010 sezonunun transfer perdesi, 8 Haziran tarihinde açılmış, kulüpler de 3 aya yaklaşan bu süreç içerisinde kadrolarını güçlendirmek için arayışlarını sürdürmüştü..

Hayli yoğun geçen transfer dönemi, 1 Eylül tarihi itibariyle son buldu.. 4 Ocak 2010'da yeniden açılacak perde öncesi, Süper Lig'in ekiplerinin transfer bilançosuna bir göz atalım..

Yaz döneminin en dikkat çekici kulübü hiç kuşku yok ki Galatasaray'dı.. Sarı-Kırmızılılar, ilk büyük transferini saha içinden değil, kulübeden yana kullandı.. Hollanda Milli Takımı ve Barcelona'nın eski teknik direktörü Frank Rijkaard'ı takımın başına getiren Galatasaray yönetimi, tüm dünyada ses getiren bir hamlenin de altına imza atmış oldu..

Transferde sıra saha içine geldiğinde ise futbol kamuoyunu büyük sürprizler bekliyordu.. İlk imza, Bursaspor'la sözleşmesi sona eren Mustafa Sarp'tan geldi.. Bu oyuncuyu, Atletico Madrid'den ayrılan Arjantinli file bekçisi Leo Franco takip etti.. Sarı-Kırmızlılılar, Servet Çetin'in Marsilya'ya transfer olacağına yönelik söylentilerin zirve yaptığı dönemde ise Beşiktaş'ın ve A Milli Takımı'nın stoperi Gökhan Zan'ı renklerine bağladı.. Bonservis bedeli ödenmeden kadroya katılan bu üç futbolcunun ardından, sıra para harcamaya gelmişti..

İlk bombanın adresi Fransa oldu.. Lyon'un Fildişi Sahilli oyuncusu Abdul Kader Keita, 8.5 milyon euro karşılığında rotasını Türkiye'ye çevirdi.. Bu transfer, aynı zamanda Galatasaray yönetiminden bir ismi de ön plana çıkardı.. Keita'nın adı, transfer gününe kadar basına yansımamıştı.. Haldun Üstünel'in gizlice yürüttüğü görüşmeler sonuca bağlandında herkes şaşkınlık içindeydi.. Adı Galatasaray ile anılan onlarca ismin arasında Keita'nın olmaması, Üstünel'in yıldızınının parlamasına neden oldu.. Geçtiğimiz sezonki Kewell ve Baros transferleriyle çizdiği imajın üstüne Keita cilası, Üstünel'i taraftarın sevgilisi haline getiriyordu..



Bu sırada, Galatasaray'ın transfer çalışmaları da büyük bir gizlilik içinde devam ediyordu.. Manchester City'nin Brezilyalı yıldızı Elano'nun transferi, 30 Temmuz sabahı 3 sularında resmi siteden duyurulduğunda, Sarı-Kırmızılı taraftarlar çoktan uykuya dalmıştı bile.. Neredeyse tüm Türkiye, transferi sabah saatlerinde öğrenecekti..

Elano takviyesinin ardından sessizliğe bürünen Galatasaray yönetimi, transferin son gününü de boş geçmedi.. Kadroya son katılan isimler, CSKA Moskova'dan kiralanan Caner Erkin ve Manisaspor'un file bekçisi Ufuk Ceylan oldu..



Transfer döneminin hareketli takımlarından biri de Fenerbahçe'ydi..

Luis Aragones'le yollarını ayıran ve takımın başına Christoph Daum'u getiren Sarı-Lacivertliler, transferde perdeyi, Gaziantespor'la sözleşmesi sona eren Bekir İrtegün ve Sivasspor'un geçtiğimiz yılki başarısında büyük pay sahibi olan Fabio Bilica'yla açtı..

Savunma hattına yapılan bu iki takviye, transferin son günlerinde sözleşme yenileyen Diego Lugano'nun da katılımıyla, geri dörtlü için farklı alternatifler ve güçlü bir yedek kulübesi anlamına geliyordu..

Fenerbahçe'nin transfer sezonundaki en önemli hamlesi ise Mehmet Topuz oldu.. Kayserispor'un yıldızı, transfer döneminin de yıldızı olurken, yıllardır eşi benzeri görülmemiş bir rekabetin başrol oyuncusu haline geldi..

Adı ilk olarak Beşiktaş'la anılan Mehmet, Siyah-Beyaz formalı fotoğrafları ve Beşiktaşlı olduğu yönündeki açıklamalarıyla, yeni sezondaki adresini İnönü Stadı olarak belirlemişti.. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın devreye girmesi ise transfere yeni bir boyut kazandırdı.. Kayserispor'la anlaşan Yıldırım, Mehmet'in Fenerbahçe'den başka bir takımda oynayamayacağını iddia ediyordu.. Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören ile birlikte, televizyon ekranlarına kadar yansıyan ve günler süren tartışmaların başrolünü oynayan Yıldırım, Kayseri'ye yaptığı baskınla yıldız oyuncuyu ikna etmeyi başardı ve düellodan galip ayrılan taraf oldu..

Sarı-Lacivertlilerin bir diğer önemli transferi Özer Hurmacı'ydı.. Ankaraspor'un genç yıldızıyla anlaşma sağlayan yönetim kurulu, yerli oyuncu transferine nokta koyarken, rotayı yurt dışına çevirdi..

Uzun süre Juventus'lu Christian Poulsen'i ikna etmek için mesai harcayan Fenerbahçe, girişimlerinden sonuç alamayınca Güney Amerika'ya yöneldi.. Haberler çok geçmeden birkaç isim üstünde odaklanmıştı ki Brezilya temsilcisi Corinthians'ın iki yıldızının önümüzdeki sezon Sarı-Lacivertli formayı giyeceği açıklandı. Bu isimler, Brezilya Milli Takımı'nda yer alan sol kanat oyuncusu Andre Santos ve orta sahada savunmaya yönelik oyunuyla dikkat çeken Cristian Baroni'ydi..


Süper Lig'de transfer sezonunda harcadığı parayla dikkat çeken kulüplerden biri de Beşiktaş oldu..

Siyah-Beyazlılar buna karşın, ilk transferini bonservis bedeli ödemeden gerçekleştirdi ve geçtiğimiz sezon Bundesliga'da Eintracht Frankfurt forması giyen Michael Fink'i renklerine bağladı..

Fink transferinin ardından iç piyasaya yönelen Siyah-Beyazlılar, 3 genç oyuncuyla anlaşma sağladı.. Bu 3 isim içinde en büyük ilgi ise hiç kuşku yok ki İsmail Köybaşı'na gösterilecekti. Gaziantepspor'da adını duyuran sol kanat oyuncusu, yıllardır aynı kanatta sıkıntı yaşayan Siyah-Beyazlılar için kurtuluş reçetesi anlamına geliyordu.. Diğer iki genç isim ise Ankaraspor'dan gelen Erhan Güven ve Karşıyaka'dan transfer edilen Ümit Milli Takım oyuncusu Rıdvan Şimşek'ti..

Savunmanın kanatlarını gençlere emanet eden Beşiktaş, savunmanın ortasını ise tecrübeli bir isimle güçlendirdi.. Serie A'da yıllardır başarıyla mücadele eden ve son olarak Genoa'da forma giyen Matteo Ferrari, 4.5 milyon euro bonservis bedeli karşılığında transfer edildi..

Beşiktaş'ın en dikkat çekici transferi ise Nihat Kahveci oldu.. Real Sociedad ve Villarreal günlerinin ardından altyapısından yetiştiği kulübe dönen futbolcu için 4.5 milyon euro bonservis bedeli ödendi.. Bu transferin farklı bir anlamı daha vardı.. Yönetimin Mehmet Topuz transferinde zedelenen imajı, Nihat'ın gelişiyle düzeltiliyordu.. Gurbetten dönen bir diğer altyapı çıkışlı oyuncu ise transferin son gününde kadroya katılan İbrahim Kaş olacaktı..

Beşiktaş'ın transfer dönemindeki son hamlesi ise uzun bir süre daha tartışılacağa benziyor.. Matias Delgado'nun sakatlığında yerine oyuncu arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ın adı Quaresma ve Deco gibi isimlerle anılıyordu.. Hatta Mustafa Denizli'nin "10.5 numara bir futbolcu arıyorum!" açıklamaları da gündemin ilk sırasına oturmayı başarmıştı..

Pandora'nın kutusu, transfer döneminin son günlerinde açıldı ve 10.5 numaranın Gaziantesporlu Rodrigo Tabata olduğu ortaya çıktı.. Transferin en çok tartışılan yönü ise maddi boyutuydu.. Brezilyalı oyuncu için ödenen 8 milyon euro, birçok eleştiriyi de beraberinde getirdi.. Görünen o ki; Tabata'nın Beşiktaş adına sahaya koyacakları, bu tartışmalara ya bir son verecek ya da ilerleyen günlerde eleştirilerin dozunu daha da yükseğe çıkaracak..

Geçtiğimiz yıl 20'den fazla oyuncuyu kadrosuna katan Trabzonspor için, bu sezonki transfer döneminin nispeten hareketsiz geçtiğini söylemek mümkün..

Galatasaray altyapısından yetişen ve geride bıraktığımız sezonda Manisaspor'da forma giyen sol kanat oyuncusu Ferhat Öztorun, Bordo-Mavili ekibin önemli transferleri arasında yer alıyor.. Aynı şekilde Hansa Rostock'tan gelen Zafer Yelen de Karadeniz ekibinin gelecek planlarında yer tutan isimlerden biri olarak göze çarpıyor.. Trabzonspor'un yerli oyuncu transferindeki son hamlesi de geçtiğimiz sezon Eskişehirspor'da kiralık olarak forma giyen Engin Baytar..

İstanbul Büyükşehir Belediyespor'dan gelen Razundara Tjikuzu ile Hajduk Split'ten transfer edilen sol kanat oyuncusu Drago Gabric ise Bordo-Mavililerin yeni yabancıları olacak..

Son iki yılın flaş ekibi Sivasspor, transfer döneminde kadrosunu büyük ölçüde revize ederken, şu ana kadar bu hamlelerinden bir sonuç almış gibi görünmüyor..

Takımın kilit isimleri; Bilica, Balili, Tum, Sylla ve Muhammed Ali ile yollarını ayıran Kırmızı-Beyazlıların en dikkat çekici transferi Cezayir asıllı Hamer Bouazza oldu.. Daha önce Premier Lig'de Fulham forması giyen Bouazza, Avrupa Ligi play-off turunda Shakhtar Donetsk'e karşı oynanan ilk maçta sahaya çıksa da maçtan kısa bir süre sonra, şehre alışamadığı gerekçesiyle sözleşmesini tek taraflı fesh edip Sivas'tan ayrıldı..

Kırmızı-Beyazlıların kadrosunda tutmayı başardığı transferler içinde en dikkat çeken isim ise Ersen Martin oldu.. Huelva'dan gelen golcü oyuncunun haricinde, Fenerbahçe'den Yasin Çakmak, İstanbul Büyükşehir Belediyespor'dan Erman Kılıç, Antalyaspor'dan Uğur Kavuk, Kocaelispor'dan Agbetu, Karşıyaka'dan Cihan Yılmaz ve Hacettepe'den İbrahim Şahin'le Kadir Bekmezci transfer edildi.. Kadroya katılan son isim ise Gabonlu Mbanangoye oldu..



100. yılını kutlayan Ankaragücü, bir dönem İngiltere Milli Takımı'nda da forma giyen Darius Vassell'i renklerine bağlayarak, sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da ses getiren bir transfere imza attı.. Golcü futbolcunun havaalanındaki karşılanma görüntüleri yabancı futbol sitelerinin video kategorilerine liste başından giriş yaparken, Sarı-Lacivertlilerin transfer hamlesi bununla da sınırlı kalmadı.. Süper Lig'in tecrübeli isimleri Cihan Haspolatlı ve Gustavo Bebbe'yi kadrosuna katan Sarı-Lacivertli ekip, Ahmet Gökçek'in tartışmalı bir biçimde başkanlığa getirilmesinin ardından da Ankaraspor'dan 5 isimle anlaşmaya vardı.. İki kulübün "Türk futbolundaki ilginç deneyler" başlığı altnda incelenebilecek operasyonu sonunda Ediz, Mehmet Çakır, Hürriyet, Muhammed Hanefi ve Risp Ankaragücü'ne transfer oldu..



Transfer döneminin yıldızlarından biri de Kayserispor'du.. Ariza Makukula ve James Troisi gibi Avrupa'nın büyük liglerinde forma giymiş uluslararası bilinirliğe sahip oyuncuları kadrosuna katan Sarı-Kırmızılılar ayrıca, Fenerbahçe'den Gökhan Emreciksin ile Galatasaray'dan Alparslan Erdem'i de renklerine bağladı..

Sercan Yıldırım transferinin arapsaçına döndüğü Bursaspor da transfer dönemini önemli takviyelerle kapatan ekipler arasındaydı.. Basel'den Ivan Ergic, Velez Sarsfield'dan Pablo Batalla ve Beşiktaş'tan Tomas Zapotocny'yi kadrosuna katan Yeşil-Beyazlılar yerli oyuncu transferinde de Trabzonspor kaptanı Hüseyin Çimşir ve Kayserisporlu Turgay Bahadır'la anlaştı..

Yaz dönemini Beşiktaş'tan kazandıklarıyla değerlendiren Gaziantespor, Rapid Bükreş'ten transfer ettiği Julio Cesar ve Beşiktaş'tan gelen Serdar Kurtuluş'un yanı sıra, teknik direktör Jose Couceiro'nun Braga'dan eski öğrencisi Jorginho ile Avusturya Milli Takımı'nın golcüsü Roland Linz'i kadrosuna katmayı başardı..

Diğer bir güneydoğu temsilcisi Diyarbakırspor ise, Andre Mendoza ve Joseph Desire Job transferleriyle dikkatleri üzerine topladı.. Avrupa futbolunda yer etmiş bu iki ismin dışında, geçtiğimiz sezonu İsrail'de geçiren Tazemeta, Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Ayman, Ümit Bozkurt ve Musa Büyük gibi isimler de takımı neredeyse baştan kuran Diyarbakırspor'un en önemli kozları arasında yer alıyor..

Gençlerbirliği, Malmö'den Labinot Harbuzi, Energie Cottbus'tan Ivan Radeljic ve küme düşen Hacettepe'den 7 oyuncuyla anlaşma sağlarken, Antalyaspor da Batak, Balili, Necati Ateş, Kerim Zengin, Gürhan Gürsoy ve Veysel Cihan transferleriyle dikkat çekti.. İstanbul Büyükşehir Belediyespor da kadrosunu Taner Gülleri, Herve Tum, Can Arat gibi isimlerle güçlendirdi..



Ümit Karan transferiyle gündemin ilk sıralarına oturan Eskişehirspor da Ankaragücü'nden Mehmet Yılmaz ve Galatasaray'dan Volkan Yaman'ı renklerine bağlayıp, yeni sezon öncesi iddialı bir kadro oluşturdu..

Ligin yeni takımlarından Kasımpaşa, Nac Breda'dan Nourdin Boukhari, Stabaek'ten Christian Keller ve Cluj'dan Diego Ruiz gibi yabancıların yanına, Koray Avcı, Murat Erdoğan ve Ali Güneş gibi Süper Lig tecrübesi bulunan oyuncuları yerleştirdi..

Manisaspor ise, Kaiserslautern'den Joshua Simpson, Trabzonspor'dan Isaac Promise, Gençlerbirliği'nden Mehmet Nas, Galatasaray'dan da Yaser Yıldız, Orkun Usak ve Mehmet Güven'i renklerine bağladı..