30 March 2009

When I Grow Up



when I grow up
I want to be a forester
run through the moss on high heels
that's what I'll do
throwing out a boomerang
waiting for it to come back to me

when I grow up
I want to live near the sea
crab claws and bottles of rum
that's what I'll have
staring at a seashell
waiting for it to embrace me

I put my soul into what I do
last night I drew a funny man
with dog eyes and a hanging tongue
it goes way back
I've never liked that sad look
from someone who wants to be loved by you

I'm very good with plants
when my friends are away
they let me keep the soil moist
on the seventh day I rest
for a minute or two
then back on my feet to call for you

you've got cucumbers on your eyes
too much time spent on nothing
waiting for a moment to arise
the face in the ceiling
and arms too long
I'm waiting for him to catch me

Fever Ray - When I Grow Up


Karin Dreijer Andersson'un 'Fever Ray' öncesi 'The Knife' performansı için;



I never knew this could happen to me
I know now fragility
I know there's people who I haven't told
I know of people who are getting old

wish I could speak in just one sweep
what you are and what you mean to me
instead I mumble randomly
you stand by and enlighten me

in a dream I lost my teeth again
calling me woman and half man
yes in a dream all my teeth fell out
a cracked smile and a silent shout
a cracked smile and a silent shout

if I explain it once thoroughly
he'll have you later 'cause it's never free
you were at the gigantic spree
I caught a glimpse now it haunts me
I caught a glimpse now it haunts me


The Knife - Silent Shout

Death



Arizona Dream OST - Death

Dance of Bad Angels



what a journey

so hard to describe
your harbour so small
the ocean so wide
spin the wheel, spin the wheel
go wherever she spins
surrender to this wave that's rolling in
homing fingers
starting to dig

raising expectations
lifting the lid
there's a show going down
going deeper within
I long to lose myself
inside your skin

what a feeling under the stars
my body's rotating from venus through mars
there's a war going on
between my head and my heart
I wonder how they grew
so far apart

I'm so shaken, about to explode
the myth of kissing princess
is they turn into toads
there's a war going on
between the sun and the moon
before they come to terms we'll be consumed

oh my god, please take me now
I'm ready for ascension
if I only knew how
give me wings give me wings
now I'm stuck on the ground
recieve this blood and bones
I'm homeward bound

see the statue growing wings
this singer was a virgin
until he conceived
god is love, god is love
and her lover I'll be
I long to leave the world in ecstacy

dance with me around this fire
the dance of bad angels who'd love to fly higher
god is love, god is love
and her lover I'll be
long to lead the world in ecstacy


Tim Booth & Angelo Badalamenti - Dance of Bad Angels


Live;
http://www.youtube.com/watch?v=h13WA8XY9ws

28 March 2009

0-5 (1974)



Real Madrid 0-5 Barcelona

Asensi (
2), Cruyff, Juan Carlos, Sotil

***Full Match: http://video.google.com/videoplay?docid=7462869948664233060

Santiago Bernabeu


1943 yılında Real Madrid kulübünün başkanlığına seçilen Santiago Bernabeu, 22 bin 500 seyirci kapasiteli Chamartin Stadı'nın, kulübün ihtiyaçlarını karşılayamadığı gerekçesiyle yenilenmesine karar verdi. General Franco'nun da desteğini arkasına alan Bernabeu'nun girişimleriyle, 27 Ekim 1944'te başlayan çalışmalar, 14 Aralık 1947'de sona erdiğinde, Real Madrid 75 bin 300 seyirci kapasiteli yeni stadyumuna kavuşmuştu.

Açılış maçı Portekiz temsilcisi Belenenses ile oynandı. Eflatun-Beyazlılar karşılaşmadan 3-1 galip ayrılırken, tarihe geçen ilk gol Sabino Barinaga'dan geliyordu.

Barcelona ile Real Madrid arasındaki rekabet, stadyum büyüklükleri boyutuna da taşınınca, Chamartin Stadı'nın kapasitenin artırılmasına karar verildi. 1953 yılına gelindiğinde kapasite, 120 binle tarihinin en yüksek seviyesine ulaşmıştı.

2 yıl sonra; 4 Ocak 1955'te, tarihe önemli bir not daha düşüldü... Chamartin Stadı, bundan böyle Başkan Santiago Bernabeu'nun adıyla anılacaktı.

Real Madrid, yeni adıyla Santiago Bernabeu Stadı'ndaki ilk büyük zaferini 30 Mayıs 1957'de kazandı. Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'na ev sahipliği yapan Madrid, finalde İtalyan temsilcisi Fiorentina'yı Alfredo Di Stefano ve Francisco Gento'nun golleriyle 2-0 mağlup ederek kupaya uzandı. Stat, bu maçın ardından iki Şampiyon Kulüpler Kupası finaline daha ev sahipliği yapacaktı. 1969 yılında, finalde Ajax4-1'le geçen Milan ve 1980'de Hamburg'u 1-0 yenen Nottingham Forest, Santiago Bernabeu'dan kupayla ayrılan takımlar oldular.

Madrid'in sembolünde ilk milli maç, 1964'te oynandı. İspanya'nın ev sahipliği yaptığı 1964 Avrupa Şampiyonası ve 1982 Dünya Kupası final maçlarının adresi de Santiago Bernabeu Stadı olacaktı.

17 Şubat 1974'te oynanan Real Madrid-Barcelona maçı ise, farklı bir açıdan tarih sayfalarındaki yerini alıyordu. Bernabeu'dan 5-0'lık zaferle ayrılan Rinus Michels yönetimindeki Katalanlar, Madrid ekibine tarihinin en karanlık günlerinden birini yaşattı. Johann Cruyff'un üstün performansı ve Juan Carlos'un estetik golüyle ön plana çıktığı geceden bir yıl sonra, Franco'nun ölüm haberi geldi. 17 Şubat 1974 tarihi de Katalanlar tarafından ‘İspanya'ya demokrasinin geldiği gün’ olarak kabul edildi.




1982 Dünya Kupası öncesinde, Santiago Bernabeu Stadı'nın kapasitesi 90 bine düşürüldü. 10 yıl sonra bir kez daha kapasite artırımına gidilen stadyum, artık 106 bin 500 kişiye ev sahipliği yapabilecekti. 1998-1999 sezonu öncesinde, UEFA talimatlarıyla tamamen koltuklandırılan stadın kapasitesi 74 bin 300'e geriledi. 2003'teki son çalışmalarla da bugünkü 80 bin kişilik haline kavuştu.

İçinde müzesi de bulunan stadyum, İngiliz Barclay's şirketinin yaptığı kamuoyu yoklamasında aldığı yüzde 5'lik oy oranıyla, sporseverler tarafından ‘Dünyanın 4. spor harikası’ olarak gösterildi. Ayrıca, 2005 yılında kulübe başvuran yaklaşık 300 Real Madrid taraftarı, öldükten sonra küllerinin Santiago Bernabeu'ya dökülmesi talebinde bulundu.

Türk takımları, bugüne kadar Santiago Bernabeu Stadı'nda iki kez boy gösterdi. 1958'de Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Eflatun-Beyazlıların rakibi olan Beşiktaş, Madrid'den 2-0'lık mağlubiyetle ayrıldı. Galatasaray ise 2001 yılında Ali Sami Yen'de 3-2 kazandığı Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçının ardından, Bernabeu'da Real Madrid'in rakibi oldu. Maç, 3-0 ev sahibi takım üstünlüğüyle tamamlanınca, Galatasaray kupaya veda etti.

Bugüne kadar 3 Şampiyonlar Kulüpler Kupası, 1 Dünya Kupası, 1 de Avrupa Şampiyonası finaline sahne olan Santiago Bernabeu Stadı, 2010 Şampiyonlar Ligi finaline de ev sahipliği yapacak.

19 March 2009

Yolun sonu: 2-3



Futbol, doğruları olan bir oyun.. Galatasaray ise bu doğrulara bir süredir ihanet etmekle meşgul..

Son 7 yılın en başarılı Avrupa kupaları performansına sahip Skibbe'ye yol verilmese, Meira satılmasa, Bordeaux maçından dersler alınsa, skor 2-0'ken orta sahayı güçlendirecek bir takviye yapılsa, Serkan Kurtuluş illa ki çıkacaksa yerini Ümit Karan'a bıraksa, son 15 dakika, skor 2-2'yken, oyun rakip sahaya yığılmış ve kaybedilecek hiçbir şey yokken, sahada Hasan Şaş yerine Lincoln olsa, bilemedin Semih ya da Mehmet girse, Kewell ofansa kaysa, -se, -sa, -se, -sa...

Halbuki ne güzel tutturmuş; inanç, ruh, motivasyon falan gidiyorduk kör topal.. Teker bir yerde patlayacaktı ama unutmuştuk işte;

sadece 'inanç' yetse, Hindistan dünya şampiyonu olurdu..

12 March 2009

When I was your age, I was romantic..


Are you really here or am I dreaming
I can't tell dreams from truth
for it's been so long since I have seen you
I can hardly remember your face anymore

When I get really lonely
and the distance causes our silence
I think of you smiling
with pride in your eyes a lover that sighs

If you want me satisfy me
If you want me satisfy me

Are you really sure that you’d believe me
when others say I lie
I wonder if you could ever despise me
when you know I really try
to be a better one to satisfy you
For your everything to me
and I’ll do what you ask me
If you’ll let me be, free

If you want me satisfy me
If you want me satisfy me


Glen Hansard & Markéta Irglová - If You Want Me (Once OST)

10 March 2009

Sennheiser Yalıtım Sistemleri



Sennheiser CX300-II Precision

Kulağımın içine kurduğu 'orkestra' için Sennheiser'e teşekkürlerimi sunarım.. Günlerdir, dış dünyayla irtibatı koparmış durumdayım..

Lisa Ekdahl, 'Vem Vet 'i bildiğin kulağıma okuyor şu anda..

Eduar'do' it again!




Fotomaç manşeti gibi oldu ama neyse;

Eduardo da Silva'nın dönüşü, 'peri masalı'nı andırmaya başladı bile..

Golü, sol ayağıyla attığını da hatırlatmak lazım.. Normalde sağ ayağını kullandığı için değil; kırılan ve acil müdahale yapılmasa neredeyse kaybedeceği sol ayağı nedeniyle yaklaşık 1 yıl sahalardan uzak kaldığı için..

05 March 2009

Rabbime sordum, Cleveland dedi!



İlk okuduğumda "NBA'de bu sezon şampiyon kim olur?" sorusuna cevap verdi falan zannettim, ancak olay bambaşkaymış.. Üç kuruşluk kadın müsveddelerinin vardığı son noktadır bu.. Bir zihniyetin, ayan beyan ortaya dökümüdür bu sözler.. Cahil, hazımsız, ne oldum delisi insan artıklarının, oturdukları koltuğun etkisiyle kabaran egolarının duvara sıvanmış halidir..

Ama yalan yok; 'Freak Show'dan halliceler şimdi..

Bu kaçıncı oldu sayamadım da artık siktirip gitsinler bi' zahmet.. Sirke çevirdiler memleketi..


*** Resmin üstüne tıkla, rahat rahat oku..

02 March 2009

Pan'a..



"Başka diyarlara, başka denizlere giderim, dedin
Bundan daha iyi bir kent vardır bir yerde nasıl olsa"


Kavafis böyle buyurmuş, sonunu da hüzne yormuştu.. Ama biliyorum; uzaklar iyi gelecek sana.. Onlarca hayal var belki kurduğumuz, gizlilerimiz, saklılarımız; Karşıyaka İskele'nin üstündeki sancılı akşamüstünden bugünlere kalan.. Öyle ya da böyle tutunuyoruz işte bir ucundan, görüyorsun.. Ve bugün; onlarca dünün ardından gidiyorsun.. Arkana bakıp da hayaline ihanet etmeyeceğinden adım kadar emin olmasam başka sözler ederdim de 'Yolun açık olsun' en doğrusu galiba.. Hoşçakal dostum; bir gün dönecekmiş, tıpkı yarın görecekmiş gibi..


"Yağmurlar da diner moruk
Gökyüzüne bakmayıveririz bir gün
Zaten üç damla suyun, bir avuç toprakla çarpımından doğdum ben
Bunun için çamura kestim son günlerde
Sen hiç Bob Dylan dinledin mi?
Hiç dün gece dinledin mi?
Şarabı rakıyla karıştırıp
Saatler moruk saatler... ne olmuş saatlere,
kurmayıveririz bir gün
Ben parmak hesabıyla bir ömür yaşadım
Yükseklik korkusundan başım hiç dik durmadı
İğreniyorum kendimden bile bazan
Dünyadan her zaman

Kaldırıp yakamı inerim gecenin ayıp yerlerine
Eve geç gelen adamların hüznüyle
Biz ne kötü yaşadık be moruk
Bir kuş kanatlarını dürünce rüzgarsız kalmak gibi
O kadar yalnız, o kadar umutsuzduk
-geçmiş zaman kipi gitmedi burda ama neyse

Moruk diyorum artık benimle büyüyenlere..."

Ahmet Erhan