05 November 2008

Tıpkı dün gibi..



kırık dökük bir şeylere basa basa yürüyorum
yolumun daha önce hiç geçmediği yerlerden
aşk filmlerinin unutulmaz yönetmenleri selam duruyor
sağım solum alışılmadık yüzlere kucak açmış
gözleri üzerimde, kulakları dudaklarımı kesiyor
bulduğum şehirler kayıp şimdi
terk ettiklerim beni çağırıyor
içimden bir çocuk kaçıyor
balonu ellerinden kayıp gitmiş
bulutlara dönüyor yüzüm
bir rüzgar sarıyor bedenimi
üşüyorum..

sonbahar döküyor yapraklarını
hüzün koleksiyoncuları topluyor her birini teker teker
çok değil, payıma düşeni istiyorum
eski bir defter yaprağına basıyorum
seneler geçmiş üstünden telafisi yok
anılar canlanıyor zihnimde
unuttuklarım hesap soruyor birer birer
"sen seçtin gitmeyi" diyor ışığın içinden bir ses
karşılık verecek gibi oluyorum
eğildiğim yerden kalkıyorum da
dökülmüyor dudaklarımdan kelimeler
o an dondurmak istiyorum zamanı
insanların arasında dolanmak, tanıdık yüzlere bir çarpı koymak
ve sevdiğimi söylemek her birini
bugün de sevdiğimi
tıpkı dün gibi..