22 August 2008

Allez les bleu!




Beijing 2008'de sona yaklaşılırken, bir muhteşem mücadeleye de hentbolda tanık olduk..

Erkekler yarı final mücadelesinde son olimpiyat şampiyonu Hırvatistan'ın rakibi Fransa'ydı. Hırvatlar, grup mücadelesinde Fransa'ya mağlup olmuştu ancak 'dünyanın en iyisi' olarak gösterilen Ivano Balic'ten yoksundular. Balic, sakatlığını tam olarak atlatamamış olmasına rağmen yarı final maçında sahadaki yerini aldı. Fransa'da ise takımın belki de en önemli oyuncusu Nikola Karabatic'in hafif bir sakatlığı vardı. Ancak, Balic gibi o da takımını yalnız bırakmadı..

Maçın ilk yarısı 12-11 Fransa lehine tamamlandı. İkinci yarının ilk 20 dakikalık bölümü geçildiğinde iki takım da birbirine henüz üstünlük sağlayamamıştı. Fransa, Luc Abalo'yla kenar hücumlarından yararlanamazken, Hırvatlar da Fransız kaleci Thierry Omeyer'i mağlup etmekte bir hayli zorlanıyordu. Ivano Balic'in organize ettiği Hırvat hücumları adeta Omeyer'in ellerinde erirken, Fransızlar Balic'e uyguladıkları bire bir savunmayla yıldız oyuncunun ritmini bozmayı başardılar. Sakatlığı nedeniyle tam kapasiteyle oynayamayan Balic, boğucu savunma karşısında giderek oyundan düşmeye başladı ve maçın sonlarına doğru Fransa oyunun kontrolünü eline almayı başardı..





Karabatic gücünü tam olarak sahaya yansıtabilse, belki maç çok daha önceden kopabilirdi ancak Omeyer'in kurtarışlarıyla ayakta kalmayı başaran Fransa, Daniel Narcisse sorumluluk alana kadar, hücumlarında bir türlü istikrarı yakalayamadı. Narcisse'in devreye girmesiyle skor Fransa lehine gelişmeye başlarken, Michael Guigou'nun sürpriz katkılarıyla ibre tamamen 'maviler'e döndü. Bu bölümde Hırvatların dengesini tamamen bozan Fransızlar, sıkışan hücum setlerini de 'kempa'larla*** açmayı başardı. Özellikle, maçın son bölümünde Fransa'nın skoru 25-22'ye taşıdığı ve bir anlamda mücadeleye nokta koyduğu golde, kornerden gelen topa Narcisse'in 'kempa'sı görülmeye değerdi. Kalan bölümde Hırvatistan adına Goran Sprem'in golü skoru 25-23'e getirdi ve Fransa olimpiyat oyunlarında ilk kez finale yükselme başarısını gösterdi. Katıldığı iki olimpiyattan da ('96-'04) altın madalyayla ayrılan Hırvatlar ise ilk kez bronz madalya için mücadele edecek..

Fransa'da Daniel Narcisse ve Cedric Burdet 6'şar golle en skorer isimler olurken, Hırvatistan'da Goran Sprem ve Zlatko Horvat'ın 5'er golü mağlubiyeti engellemeye yetmedi. Maçın en iyi oyuncusuna gelecek olursak;




Fransız kaleci Thierry Omeyer, toplam 17 kurtarış yaptığı maçta, 7 metre atışlarında da üç kez gole izin vermeyerek, Hırvat hücumlarına karşı kalesinde adeta duvar ördü. Karşı kaledeki meslektaşı Mirko Alilovic'in toplam 5 kurtarışta kaldığını düşünürsek, 2 gol farkıyla biten bir maçta yaptığı, fazladan 12 kurtarışın, takımı için ne kadar önemli olduğunu anlatmama gerek yok sanırım..

Fransa finalde, İspanya'yı yarı finalin diğer ayağında 36-30 mağlup eden İzlanda'yla karşılaşacak. Büyük bir sürprize imza atarak finale kadar yükselen İzlanda'nın, Fransa önünde şansı olduğuna açıkçası inanmıyorum. Sağlıklı bir Karabatic'in de katkısıyla, takım oyununu çok iyi becerebilen ve sert savunmasıyla rakibini yıldırmayı bilen -sakatta da olsa Balic'i bile- Fransa'nın, final maçında İzlanda'yı yenerek altın madalyaya ulaşması çok da zor görünmüyor..

*** Kempa: Hentbolda, defansın arkasına sarkan oyuncuya atılan yüksek pasın, havada yakalanıp golle sonuçlandırılması. İlk kez, 1954 yılında Alman Bernhard Kempa tarafından uygulanmıştır. Basketboldaki 'alley-oop'un bir benzeridir..

No comments: