20 August 2008

19.30!



Michael Johson, 1996 Atlanta Olimpiyatı'nda 19.32 koştuğunda, insanlığın ulaşabileceği sınıra varıldığını kabul edenler, henüz 10 yaşındaki Jamaikalı'dan haberdar değildi elbette. Hoş, 'insanlık' derken kastettikleri başka bir şeydi belki, bilemiyorum..

Bolt, bugün 200 metre erkekler dünya rekorunu 19.30'a çekerek imkansız görüneni başardı. 100 metrede 9.70'in altına inen ilk insan evladı olduktan sonra, Johnson'ın 'kırıldığını torunu görmez' denilen 19.32'lik rekorunu da paramparça ederek, Beijing 2008'i Michael Phelps'le birlikte son dönemin, hatta belki de tarihin en heyecan verici olimpiyat oyunu mertebesine yükseltmiş oldu..

Jamaikalı atlet ayrıca, Carl Lewis'in 1984 Los Angeles Olimpiyatı'ndaki 100-200 dublesinin ardından bu başarıya ulaşan ilk isim olmayı başardı. Tabii, dubleyi iki dünya rekoruyla süsleyen başka bir atlet olmadığını da belirtmek lazım..

Bolt'un, yarış sonunda kameralara "I'm number 1!" diye haykırması ve sevinç gösterileri bazılarını irrite edebilir ancak şahsım adına en ufak bir rahatsızlık dahi hissetmiş değilim. Rakipsiz olduğunun farkında olan, 100-200 metrede üst üste iki 'ütopik' dünya rekoru kırmış bir insandan bahsediyoruz. O yüzden bu gösterileri 'şımarıklık' yerine, "büyük bir özgüvenin samimice dışa vurumu" olarak görsek, daha iyi olur kanısındayım..

Yarışı üçüncü sırada tamamlayan, lakin kulvar ihlali nedeniyle yaklaşık 10 dakika sonra diskalifiye edilen Wallace Spearmon bile yarış sonunda Bolt'a sarılıp tebrik ederken, kameralara Bolt'u gösterip, "He's number 1!" derken, bizler de bu muhteşem atlete hakkını verebiliriz sanırım..

Kendini çok net ifade edebilen, an itibarıyla rakiplerinin fersah fersah ötesinde olan, sıradışı fiziğe sahip ve henüz kariyerinin başlarında bir atletle karşı karşıyayız. Hal böyleyken, sorgulamak yerine keyfini sürelim..

Bu arada, aynı gün içerisinde, Türkiye'ye oyunlardaki tek altın madalyasını getiren 66 kg. serbest stil güreşçisi Ramazan Şahin'in, madalya töreni sonrası 'bürokratik eşekler' tarafından ablukaya alındığını gördükten sonra, bütün dünyanın gözlerini çevirdiği bir yarış sonrası Bolt'un etrafında herhangi bir Jamaikalı delege görmemiş olmayı yadırgadım açıkçası. Şahin'in altın madalyasıyla objektiflere poz veren Güreş Federasyonu Başkanı ve sıfatsız GSGM Mehmet Atalay'a şahit olduktan sonra, Jamaikalıların evlatlarını pistte yalnız bırakması ve başarısından nemalanmaya çalışmaması hiç hoş değildi. Buradan kendilerini uyarmış olayım!

No comments: